1 Ekim 2009 Perşembe

y a m i

İki gözüm, Zeyno'm;

Sen ses tonunu da ayarlayarak '' yami'' diyorsun ya.. İki elim kanda olsa yardım edesim geliyor sana..

Var mıdır ''yami'' den daha güzel bir yorum ''yardım''a???


Yoktur vallahi yami diyen dilleri öpüp doyamayan anasına..

29 Eylül 2009 Salı

aaaaaaaaaaaaaanneeeeeeeeeeeeeee

Can kuşum;

Bu sabırsız anan sana '' Anne demesi pek mi zor zeynocan'' diye sitem ettiği günleri unuttu da sen
''anne bakkkkkkkkkaaaaanneeee!''

''anne aççççççççaaaaanne!''

''anne gelaaaaaaaaaanne!''

''anne yapaaaaaanneeeeeee!''

''anne gopekaaaaaaaaaaanne!''

dedikçe

lahavle çeker oldu..

Senin bu anan varya senin bu anan dayaklık can kuşum..

23 Mayıs 2009 Cumartesi

''Anne'' dedin de kalbimi erittin..



Yüreğimdeki adın aşk mı ki Zeynocan?
Her ''anni'' deyişin kalbimi bu kadar eritirse, ben senle ne yaparım aşkım?

dayanabilir mi yüreğim sana anne olmaya?

bilmiyorum..


2 Mayıs 2009 Cumartesi

Nerden çıktı bu kıskançlık?

Zeynocan;

Şimdiye kadar kimseyi kıskandığını görmemiştik kuşum. Bu huyunu da pek sevmiştik doğrusu. Eve gelen misafir, bebeğinin bezini değiştirirken koşa koşa gidip kendi bezini getiren bir yavruydun sen. Düne kadar..




Dün çok sevdiğin dayın, yengen ve kardeşin Elif geldiler seni görmeye. Ben oyuncaklarını Elif'e verdikçe, sen onun elinden aldın. Dayın Elif'i kucağına aldıkça gözünün içine bakarak '' dada, dada'' dedin. Son olarak da çok sevdiğimiz film olan ''cats and dogs''u izlerken Elif ve annesi de yanımıza gelip izlemek isteyince, çaktırmadan Elif'e ayağınla dokundun..


Aslında seni anlıyorum. Dayını çok seviyorsun. Onu görünce gözün hiçbirşey görmüyor. Dayınla seni çektiğim video görüntüsünü ben artık baygınlık geçirmesem bir milyon kez izleyip gülebilirsin. Çok seviyorsun dayını çünkü onun da seni çok sevdiğini biliyorsun.


Daha doğmadan, anneciğinin karnındayken hissetmiş olabilirsin dayının sana olan sevgisini. Doktorların demediği kalmadığı dönemlerde '' ne olursa olsun o benim tatlı Zeyneb'im ..'' diye okyanusötesinden seni sevmişti ya... Dayı oldum dayı artık ben İlker dayıyım diye her yere yazmıştı ya..

Sen bunları biliyorsun..

Dolayısıyla dayını sen de çok seviyorsun..

Paylaşamıyorsun..

Kıskanıyorsun..

Sana hak veriyorum , hak verdiğimi buraya yazabiliyorum çünkü seneler sonra olurda bu satırları okuyacak olursan gereken olgunluğa erişmişsindir.

Ama şimdilik sana Dayı cici.. Elif cici.. Elif çok tatlı bebiş..Dayının bebişi.. Senin kardeşin.. Arkadaşın.. diyorum..

Hayalimde şöyle bir hoşluk var: Büyümüşsünüz.. İkiniz de güzeller güzeli. O'nun yolunun yolcususunuz.. Hayırlısınız.. Sağlıklısınız.. Başarılısınız..

Biriniz canım, ötekiniz daha da canım..

Canımın ötesisiniz..

Cebbar olan eksikliğinizi göstermesin..

15 Nisan 2009 Çarşamba

Bal kızın ağzından bal damlar..

ac- aç

bis- pis

mama

meme


ay-al


ocu- otur


hav- köpek


mina mina- miyav miyav (kedi)

bas- bas

ba- balon


sasa- salıncak


baba


dede

nennenne- anneanne


bebis

dada - dayı

Peki söyle bana bal kızım ''anne'' demesi pek mi zor ???

3 Nisan 2009 Cuma

SEN ÇOK YAŞA BBC- ''cbeebies''..

Yavrucuğum ;

''Büyük lokma ye, büyük konuşma'' gibi muazzam bir atasözünü bana daha doğmadan hatırlatmaya başlamıştın. Sayende bütün konuştuğum büyük lafları yedim, keşke büyük lokmalar yeseydim.

''Elimde kaşıkla peşinden mi koşcam, çocuk da acıkınca elbet yer'' derdim bir zamanlar, yani senin annen olmadığım zamanlar.

İçtiğin meyvesuyunun üstünden 6 saat geçse bile sen acıkmıyorsun. Tüm orta yaş bayanları kıskandıracak acıkmama gibi bir özeliğin var. Bu özelliğin sayesinde evde, gittiğim gezmelerde, alışveriş merkezlerinde, parklarda vs. *bu liste uzar da gider* elimde hep biberonla ya da kaşıkla koşturuyorum.

Sen yemiyorsun hiçbirşey ama anacağızına afiyetler olsun konuştuğu bütün büyük lafları yiyor..

''AAA! Anneler tembelliklerinden açıyorlar televizyonu, oturtuyorlar el kadar bebekleri karşılarına keyf sürüyorlar'' lafımı da bana afiyetle yedirdiğini söylememe gerek yok sanırım.

Gece boyu lıkır lıkır sütlerini içen bebekler, sabahları da canavar gibi acıkıp kahvaltılarını lüpletiyorlar. Sen ise gece boyu içtiğin suyun seni tok tuttuğunu düşünüp sabah kahvaltını görünce öğürüyorsun.





İşte tam sen öğürmeye başladığında, ben de cinnet geçirmek üzereyken açıyorum BBC'yi.





''Come Outside'' diyor Aunty Mable; almış birtanecik köpeciği Pippin'i kucağına.
Oturuyoruz senle televizyonun başına izliyoruz Pippinin o günkü maceralarını..




Bazen yaramaz çocuklar görünce annelerinin sözünü dinlemeyen '' Amaaan ne haylaz çocuk yahu'' diyecek gibi oluyorum..


Diyemiyorum..


Dilimi ısırıyorum..


''Sakın Zelo sakın!!!'' diyorum..


Gel gör ki seni çok seviyorum..

26 Mart 2009 Perşembe

Neyneee


Neyneee'cim canım kızım,


Seni ''Zeyneeep'' diye çağırıyorum. Bu çok normal. İnsanlara isimleriyle seslenirler. Genellikle çağrılan insanlar, çağıranlara kibarca ''efendim'' derler. Kimileri kabadır '' neeeee'' deyiverir. Sen onlara bakma.


Ben de canım kızımı, yani seni '' Zeyneeeeep'' diye çağırıyorum. Sen de çağrıldığın ses tonuna, sesini ayarlayaraktan '' Neyneeeeeee'' diyorsun. Biliyorum senin cennet lugatında Zeynebe Neyne diyorlar. Sen uzunca bir müddet bana efendim deme zira ''Neyneeeeeee'' çok hoşuma gidiyor.


Öpücük.. Ahhhhhh bir de o öpücüğün yok mu.. ahhh yok mu.. öpücükten öte o çıkardığın öpücük sesin yok mu..Aslında daha çok dedenin dişlerini temizlemek için yaptığı harekete yada sinirlenen insanların cıkcıklamasına benziyor öpücüğün. Dudaklarını büzmüyorsun, aksine cık dermiş gibi yayıyorsun ve öpücük sesi çıkarıyorsun.

Eriyorum.

Bitiyorum.

Öylece kalıyorum


Cııııııııık ..

24 Şubat 2009 Salı

Arkadaşım..


Kuzikom;


Biraz evvel nedense sana içimden arkadaşım demek geldi.
Bu olayı genelde insanlar -genç yaşta anne olanlar kızları büyüyünce onların arkadaşı gibi oluyor- diye açıklarlar.

Gayette mantıklı.

Mantığa ters gelen durum; senin henüz 1.5 yaşında olman ve benim seni arkadaşım gibi hissetmem.

Evet ben hala bebeğim, sen de benim bebeğimsin :)


Arkadaşım benim, ben seni yerim :)

10 Ocak 2009 Cumartesi

öpücük..


Küvözden çıkarıp da kucağıma verdiklerinde seni, öpmeye kıyamamıştım.. Miniktin hatta miniciktin.. Öpememiştim. Ama zamanla açığı kapattım, seni çok çok çok öptüm minik kızım. Koklaya koklaya, kokunu içime çeke çeke öptüm. Ağzını öptüm, gözünü öptüm, yanağını öptüm, burnunu öptüm, boynunu öptüm, öptüm de öptüm.


Bugün, 10 Ocak 2009 Cumartesi seni yine kucağıma aldım, öptüm ve öylesine '' Zeyneb sen de beni öpsene'' dedim. Yanağımı dudağına uzattım ve sen Ö P T Ü N..


Anneciğini öptün de kalbini erittin kuşum..


Öpüşmelerimiz çok olsun..

1 Ocak 2009 Perşembe

Mesafeler araya set çekememiş..

Herşeye sen zaten '' dede '' diyorsun kızım. Söylemesi pek kolay, sana hak veriyorum.


Ama anladım ki sen dedeni çok da seviyorsun..


Aylarca görmediğin, sonra en fazla bir hafta gördüğün dedeni unutmuyorsun.





Uykuya yeni dalmıştın..
Deden geldi, onun sesini duydun..
'' DEDE! DEDE! '' diyerek gözlerini birden açtın..
Benim de kalbimi erittin..



Dedensiz kalmayasın..