24 Aralık 2008 Çarşamba

emir geldi


İzin veren, verdi izni,


Zeyneb'e yürü dedi..



24.12.2008, sabah 10:30 da kimsenin elini tutmadan, hiçbir yere tutunmadan yürüdün yavrum..


Ayağına taş değmesin..

15 Aralık 2008 Pazartesi

hediyen


Hani bugün annecinin doğumgünü ya.. dile gelsen.. dillensen.. anne desen.. Ne güzel bir doğum günü hediyesi olur bilemezsin zeynocum!


Ama sen şimdi elma suyunu bitirdin ya, benim için özenle hazırladığın hediyendi bu sanırım..


sağ olasın..

13 Aralık 2008 Cumartesi

görünmez kaza


Kuzucum,

Son 2 haftadır bir cesaret gelmişti sana.. Dünyanın en güzel 7-8 adımını attın.. Fazla cesaret iyi değilmiş. 40 yıldır yürüyenler gibi salına salına yürüyim istedin ama sonuç kötü oldu. Yere düşünce epey canın yandı heralde. Ben görmedim düşüşünü ama ağlayışın benim de epey canımı acıttı. Babannen de üzüldü seni tutamadı diye.
Şimdilerde elimizi tutmadan tek bir adım bile atmıyorsun.

Cesaretini ne zaman toplayacaksın bilmiyorum. Umarım fazla uzun sürmez. Yürüyüşün pek bir hoşuma gidiyordu doğrusu minik kurbağam.

28 Kasım 2008 Cuma

afiyet olsun..

Yavrucum;

Hergün özenle sana özel yemekler yaparım.
Sen yemesen de ben hep yaparım.
Bazen kıyma, bazen tavuk,bazen somon katarım sebze pürelerine.
Brokoli, kabak, lahana, dereotu, maydanoz, patates, soğan, sarımsak hepsinden ye isterim.
Yemeklerine birgün tereyağı birgün zeytiyağı ilave ederşm sonradan.
Maksimum faydalanasın diye çırpınırım.
ama
Sen yemezsin..




Ama benim yemeyip içmeyip aldığım Estee Lauder rujumu yersin..
,
afiyet olsun, yarasın..

10 Ekim 2008 Cuma

kuşlar, kediler, köpekler..


Yavrucuğum ..

10 gündür imkodayız. Keyfine diyecek yok. Yeni aşkların; kuşlar, kediler, köpekler.. Ben de sayende pek seviyorum bu hayvavanatı.

ZELO: Zeyno köpek ne dedi?
ZEYNO: hOV hOV!!!


hov hov derken dudaklar azıcık aralandı, zeynonun anası zeynonun ağzına bişeyler tepti!!!

sen mutlu, ben mutlu..

sabır taşınca bile bitmiyormuş..
sabır, sabır, ya sabırrrrr
sabır, sabır, ya sabırrrrr
belki de iştahın açılır ;)

20 Ağustos 2008 Çarşamba

psycho zeyno :)

Canikom yavaşşşş yavaşşşş herşey oluyor.. Geç oluyor ama oluyor.. Olsun.. Olsun da geç olsun.. Doğduğunda babana çok mu küçük diye sormuştum da bana teselli vererek kafası portakal kadar büyük demişti :) Portakal kafan büyüyor, sen büyüyorsun.. Titrek bacaklarınla uçmayı yeni öğrenen kuş gibisin. Kuşum benim büyüyorsun..

Büyüyorsun, büyüdükçe büyüklerden huy kapıyorsun. Mesela sinirleniyorsun, sinirlenince ellerini açıp kendini sıkıp psikopatlar gibi titriyorsun. Titremek yetmiyor, seni sinirlendirenin elini,kolunu, yüzünü, bir yerini yakalayıp 3.5 dişinle ısırıyorsun. Zira seni sinirlendireni yakalayamadıysan beni ısırıp rahatlıyorsun.

Psikopatım benim, ben seni yerim..

12 Ağustos 2008 Salı

akça pakça zeyno

Bugün seni ilk defa tek başıma yıkadım Zeynebcim. Artık bundan sonra yıkayabilirim heralde. Leğeninden çıkıp çıkıp giriyorsun ben de ayyyy aferin alkışşşşşşşşş dedikçe çok mühim bir iş yapıyormuş gibi kasım kasım kasılıyorsun. Pek bi tatlısın maşşallah. Dün kusmuk kokuyordun bugün şampuan kokuyorsun. Ama ben kusmuklu kokuyu daha bi seviyorum :)

Akşam babanın arkadaşına davet edildik velakin ben gitmiyorum dolayısıyla sen de gitmiyorsun. Muhtemelen ayyy zayıf bu yavru şöyle yap böyle yap diyenler çıkacaktır. O sebepten mütevellit gitmeyelim en iyisi. Baban gidicek, sen de erkenden kolayca uyu da ben de bi film izliyim, izlerken uyuyakalayım.


11 Ağustos 2008 Pazartesi

Annemin caninin cani

o sen oluyorsun kuzum:) Yazayım kızanımın günlüğüne bişeyler diyorum ama senin kusmuklarını temizlemek beni o kadar yoruyor ki mecalim kalmıyor. Dünyanın en kolay öğüren- kusan bebeği ilan ediyorum seni. Şu dünya gözüyle birşeyi iştahla şapır şupur yediğini görürmüyüm acep senin. Neyse olur inşallah bakalım, neler geçti bugünler de geçer.. Bu da geçer ya Hu.. Adını nasıl olduysa unuttuğum ultrasoncu adamın ve hayatım boyunca nefretle hatırlayacağım Dr Kennedynin onca söylediklerinden sonra neler geçti dimi.. Herşey geçer yalan olur kuşum.. Gireriz kolkola şekerim light bişiler yiyelim formumuz bozulmasın diye diye götürürüz salatalarımızı sen büyüyünce.. Sen karnımdaydın da lanet adamların dediklerinden sonra kucağıma nasıl bir yavru alacağımı bilemezken Panera'da anne kız sandviç lüpleten insanlara ne de özenmiştim. Yavru kuşum sen bi sağlığınla büyü de açtığım davayı kazanınca Carle hastanesinden götürdüğümüz paralarla Paneraları satın alırız :) hahahahha olur mu olur..



Valla millet bloğuna pek bi güzel döktürüyor amanın yavrucum şunu yaptın amanın yavrucum bunu yaptın diye, benim ise içimden yeter artık kusmaaaaaaaaaaa diye satırlar yazmak geliyor başka da birşey gelmiyor. Yalnız yemin billah diyorum kuzum o kusmuklu kokuna bayılıyorum... hahahaha vallahi bayılıyorum.. kusmuk kokan boynuna bayılıyorum.. Benim gibi garip bir ananın senin gibi garip bi kızı olurdu zaten anca. Deden geçen haftalarda burdaydı. Çektirdiğini çekiyorsun dedi durdu bana. Kayseriye gittik. Büyük babanneyi gördün, korktun.. Yavru kuşum herkes annen gibi tazecik gergin bir yüze sahip değil ki,kırışığı olanlardan korkma hahhahahahhahahhahaha



En güzel isim senin.. Zeynebim.. Geçen gün düşündüm de bir kızım daha olsa onun da adı Zeyneb olur heralde.. Başka isim yok.. En güzel isim senin, en güzel sensin.. Zeynebim.. Annemin canının canı.. Artık kusma nolur :)

31 Temmuz 2008 Perşembe

tatilden döndük..



Yavru Kuşum;

Bana yaşattığın 2 günlük Kaş macerasını saymazsak ilk tatilimizi yaptık senle. Deniz suyunun tadına leğende de olsa baktın. Umarım seversin denizi, yüzmeyi. Babannen ve deden bahçeye sana bi çingene salıncağı kurdular,üstüne bir de tülden cibinlik. Püfür püfür rüzgar eşliğinde güzel uykular çektin. Yeni şeyler öğrendin. Yüzüstü dönüp koltuktan aşağıya bir çırpıda iniyorsun. Ananen gibi canın da pek kıymetli, ayakların boşluğa gelince kendini gayet yavaş yokluya yokluya bırakıyorsun yere. Hani baba diyince, ısırılası, yenilesi, öpülesi şirin işaret parmağınla babanın duvarda asılı olan mezuniyet resmini gösteriyorsun, baban canlı kanlı yanıbaşında dururken. Buzdolabı süslerini pek bi seviyorsun cici cici diye söyleniyorsun ve küçük emrah bakışı fırlatıyorsun ve o cicileri böylelikle alıyorsun. Saç fırçasıyla saçlararını taramaya çalışıyorsun yalnız fırçayı ters tutuyorsun. Bu sabah ben babanın pantolonunu fırçalarken elimden aldın elbise fırçasını ve saçına götürdün. Ben de seni yedim.

Komşunun kızı Eylül ablanı çok sevdin. Onun bisikletine bindin. Onu görünce alkış yaptın. Dedenle her sabah ekmek-gazete almaya gittin. Velhasılı kelam gezdin, gördün, eğlendin, öğrendin. Öğrenmelerin çok olsun.





8 Temmuz 2008 Salı

tü sana yazıklar olsun..

Pek muhterem Zeyneb hanım!

Babanı görünce sevindirik olup alkış yapmalar, ayak çırpmalar hepsi kabul de bu günlerde iyice zıvanadan çıktın. Benim kucağımda ağlayıp, kollarını açıp babanın kucağına gidiyorsun. Gidince de yüzüme şöyle bir bakıp gülüyorsun. Alacağın olsun diyorum başka da şimdilik birşey demiyorum.

Ben de seviniyordum yavru kuşum yengeç burcu anacığına pek bi düşkün olur diye.

5 Temmuz 2008 Cumartesi

ye ama kusma







Zeynocum;


Sabah herzamanki gibi 6 da kalktın. Kahvaltını yememek için ağzını kilitledin, kafanı bi sağa bi sola salladın. Neyse ki yarısını yedin. Anneannen bizi kahvaltıya çağırdı. Balkonda bi güzel kahvaltı yapabilirdim ama sana bişeyler yedireyim diye yine lokmaları çiğnemeden yuttum. Yemeğinin hepsini yedin diye maaile çok sevindik. Dayın yengen anneannen baban ve ben. Sonra seni uyutmaya çalışırken bütün yediğini kustun ve 1 saat ağladın. Ben de ağlamak istedim ama ağlamadım. Neyseki 2 saate yakın uyudun.

Kusmasan pek güzel olacaktı kuşum. Ayşe teyze geldi oturduk iyi oldu. Pek bi maymunluklar yapıyosun canımın içi. Çirkin kız ol diyince burnunu çeker gibi yapıp hızlı hızlı nefes alıyorsun.

Pek tatlısın annesinin canı pek tatlısın.

4 Temmuz 2008 Cuma

Hadi Bismillah


Kuşum;
Deden bana kızdı. ''Yavrunun ilklerini not al diye kaç kere diyeceğim'' diye.
İşte senin için oluşturduğum 2. blog. Büyüyünce okursun da kadrimi kıymetimi bilirsin inşAllah :) İlk bloga yazmaya başladığımda sen mercimek kadar birşeydin. Sonra çok üzüntüler yaşadık biliyorsun. Oraya devam etmek istemedim. Bu yeni blog güzel haberlerinle dolsun..